Star Wars: The Rise of Skywalker İncelemesi

Star Wars: The Rise of Skywalker İncelemesi

Yeni bir Star Wars Yeni bir imparatorluk yine aynı direniş. Yani yine aynı şekilde giden bir hikayeden ne bekleyebiliriz ki? Mesela size bu filme başlamadan önce İmparatorluğun yeniden yıkıldığını yine bir kişinin imparatorluğu yıkmayı başardığını söylesem bana inanmaz mısınız? Acaba bu filmde ne olabilirdi de diğer iki filmden ayırabilirdi bu filmi? Bu hikâyeden farklı bir son bekleyen var mıydı? Başka ne olabilirdi?

Başka bir şey olamayacaktı ise bu hikâyeyi tekrar anlatmanın ne gereği vardı? Yine mi Star Wars?

J.J. Abrams bu filmde diğer iki film hakkındaki yorumlardan çıkarak eski temaya geri dönmeyi akıl etmiş. Zaten Skywalker Saga’nın son filminde de diğer iki film gibi sadece savaş işlenseydi bilmiyorum disney’in hali ne olurdu. The Last Jedi ile kızdırdıkları hem de bayağı kızdırdıkları kitlelerini geri toplamaları için başka şansları var mıydı ki? Bir de üç filmdir yıkmaya uğraştığımız imparatorluğun şimdi bir de palpatine çıktı ama yıkılması lazım değil miyd? Bu haliyle arkasında bıraktığı 2. üçleme, Force Awakens, The Last Jedi gibi filmlerin sadece kopyası olabildi ne yazık ki. Belki öncü hikayesi bu kadar boş atılmasa bu filmi gerçekten iyi film olarak değerlendirebilirdim.

Filmi iyi kılan tek yanı, Force Awakens’ta seriden çıkarılan düşünsel içsel unsurları geri katmış olmasıydı ama sadece bir nebze. En azından bu filmde karakterlerin içindeki dark side ve light side çatışmasını tekrar izleyebildik. Bu düşünce Force Awakens’ta söküp atılmıştı ve komik bi şekilde The Last Jedi bunu anlatmıyordu bile “İmparatoru kişisel intikam hırsıyla değil, bir Jedi olarak dengeyi sağlamak ve yaşattığı, yaşatacağı acıları bitirmek için öldürürsen sorun yok” düşüncesi önceki filmlerde işlenmemiş miydi zaten? Force’a yeni bir şeyler katabilmek için herkesin içinde bir force vardır anlayışı benimsendi garip bir şekilde force bu muydu gerçekten?

Filmin çoğu yerinde bu işlenmiş ve hikayeye bir eklenti kattığı ya da ne diyeyim filmi ileriye taşıdığı filan düşünüldü herhalde. Karakterlerin force’a olan bakış açısının değişmesiyle Force’un değişmesi aynı şey değil ki J.J. birinin dürtmesi gerekirdi. Biri gayet karakterin mentalitesinin değişmesiyle ilgiliyken biri filmi değiştirmekti. Bu The Last Jedi’da geçen şu konuyla bağdaştırılabilir Luke’un Yoda ile birlikte Jedi yazıtlarını yakması gibi. Bu sahnenin gerçekleşmesini sağlayan tek olay Rey’in önemli yazıtları zaten tapınaktan çalmış olmasıydı. Jedilığın sonlanmasını tarıştılar garip bir şekilde hani bunu Luke yapsa derim yaşlandı işte şunun şurasında ne var zaten gidecek ama yoda’nın da Luke’a katılması hani 700 yaşında da koskoca Jedi Master. Yani acaba şey mi denmek istendi bakın Jedilık o kadar kolay bitmiyor arkadaşlar

star wars the rise of skywalker inceleme 6

Ne bu yeni force yeniyo mu ?

The Last Jedi soyun güç üzerinde çok bir etkisi olmamasını aşılamaya çalışmasına rağmen, The Rise of Skywalker bana yeni bir No, i am your father sahnesi yaşatıp aynı etkiyi vermedi tabi sadece olay olarak bir anda Rey’i Palpatine’in torunu yaptı. İki bölümdür lan kim bu Snoke neci bu adam diye sürekli sorular sorduğumuz Snoke’un Palpatine’in bir klonu olduğunu öğrendik. Yani Snoke’u geçtim hadi de şöyle bir ilk altı filmi düşündüm hadi kalkın arkadaşlar imparatorluğu yıkıyoruz ne Vader babam mı olayının aynısını nasıl olur da bu filmde aynı şekilde işlersiniz ki ne Palpatine dedem miymiş çok yeni bir olay Star Wars evrenine başarılı bir hikaye seçimi olmuş. Film güzel bir son film olmak yerine güzel bir taklit olmaya çalışıyor neden ki?

Bu arada Force’a gelen yeni güncellemelerden haberiniz yoksa ve Force’unuzu hala güncellemediyseniz yeni özellikleri arasında görüntülü konuşma, fiziksel bir dokunma, olmayan yerlerden ışın kılıcı fırlatma gibi özellikleri de var bir bakmanızı öneririm.

Artık Force’la yaralar iyileştiriliyor, kişiden kişiye yaşam aktarılıyor. Force Ghost olarak belirenler somut olarak varolup çevrelerine dokunabiliyor, hatta Force’u kullanabiliyor. Yoda The Last Jedi’da yıldırım düşürüp ağacı yakarken, bu filmde Luke denizin dibinden eski X-Wing’ini çıkarıyor. Yani bu kişiler ölü de olsalar hâlâ aramızda var olabiliyorlar. O zaman neden bunlar gidip yenmiyor Palpatine’i, anlamış değilim.

Fakat beni vay be force neymiş dedirten sahneler ilk başta Kylo’nun ışın kılıcı yarasını Rey’in Force ile iyileştirmesi sonra Palpatine’nin Force ile Rey’in hayatını emmesi sonrasında Kylo’nun ölmek üzere olan Rey’e forcela yaşamını aktarması gerçekten vay be neymiş bu force bu zamana kadar bunları neden görmedik ki. Zaten herkes jedi değil mi Leia da jedi sen de jedi’sın e ben de jedi’ım, herkes güçle birleşip kaybolabiliyor. Kylo da kaybolmuş, Leia da, çok mu? Leia da jedi olmayıverseydi ne olurdu ki. Luke gayet iyi bir Jedi Masterken kendisi de sadece bi direniş generali olarak kalsaydı ne olurdu ki, güzel bir mezara gitsin, Kylo da force ghost olmayıverseydi neden sürekli aynı şeyler ki?

Filmde zaten ölen, düşen, giden, asla gittiği yerde kalamıyor ki.

Kylo uçurumdan düşüyor, geri geliyor. C-3PO’nun hafızası siliniyor, R2D2 geri yüklüyor. Kylo öleyazıyor Rey iyileştiriyor, Rey öleyazıyor Kylo iyileştiriyor. Chewbacca’nın olduğu gemi patlıyor, Chewbacca başka gemide çıkıyor. Gezegen patlatılıyor, sevdiğimiz (?) karakter neyse ki gezegeni terk etmiş oluyor.

Hazır “sevdiğimiz” demişken, filmde kim kimi seviyor onu da zerre anlamadım. Finn Rey’i mi kesiyor, Rose’u mu öpüyor, kendi gibi eski Stormtrooper olan abladan mı etkilendi, hiç belli değil. Rey ile Kylo’nun yolu ne ara yapıldı da öpüştüler? Finn ölüm tehlikesi anında Rey’e ne söyleyecekti de yarım kaldı, o da sonradan açıklanmadı, unutuldu gitti. Sonunda da Rey, Finn ve Poe kardeş kardeş sarıldılar ve film bitti zaten. Peki.

Kimsenin bilmediği, haritalandırmadığı galaksinin Sith bölgesi Exegol’un yerini gösteren cihazın yeri bir Jedi avcısının hançerinin üzerinde kazılıymış mesela, niyeyse. Böyle takip edemediğiniz, niyesini anlamadığınız çok şey oluyor filmde. O kadar çok ters köşe üstüne ters köşe geliyor ki, bir noktadan sonra “e onu öyle yaptıysa, bunu niye böyle yapmadı o zaman?” diye düşünmeyi bırakıyorsunuz. Film sizi yorarak yeniyor yani.

Zaten filmde A noktasından B noktasına asla normal gidemiyoruz. Ya kovalamacayla gidiyoruz ya da gittiğimiz yerde her nasılsa Ren Şövalyelerini buluyoruz. Kovalamaca sahnelerini de bilinçli olarak Pod Race sahnelerine benzetmeye çalışmışlar, gözden kaçmadı. Bu tür, eski filmlerle paralel sahneler aşırı fazla sayıdalar. Adeta yeni hiçbir şey olmuyor filmde.

Güçlü bir Jedi olmak için soylu olmak gerekmemesi gayet anlaşılır bir mesaj da, herkesin Güç’ü kullanabilmesine ne gerek vardı? Güce karşı duyarlı olmak zaten soyluluğa has bir şey değildi ki. Ne işe yaradı bu yenilik? Artık herkes bir şey hissedebiliyor. Hepsi bu. “Hissediyorum, şu gemiyi vur. / Tamam. / Hissediyorum, şuraya gidelim. / Oldu. / İçimde bir his var, şunu yapalım. / Peki.” Daha mı güzel oldu yani şimdi Star Wars evreni?

star wars the rise of skywalker inceleme 5

Zaten bitmiş bir hikâye niye tekrar bitti, gayet güzel bitmiş bir şey neden başa alınıp kötü kötü bitirildi, yeni nesil neden kendi hikâyesini yaşamadı da bir önceki neslin hikâyesini tekrar yaşadı, niye hikâye ileri gitmedi, hiçbir şey anlamadım.

Rey de Skywalker’mış zaten, filmin sonunda öyle diyor. Daha doğrusu, kendine o ismi seçiyor. The Rise of Skywalker da oymuş yani. Seçse ne olur, seçmese ne olur, karar sizin. Ben yoruldum. Kendimi iyi hissetmiyorum. Bu topa hiç girmemeliydim.

Ha bu arada, Skywalker’lar dönecekmiş. Kathleen Kennedy öyle açıklamış en son. İster misiniz yeni bir prequel üçleme gelsin ve Episode 6 ile Episode 7’nin arasını anlatsın bu sefer de. Snoke nasıl gelmiş, yeni imparatorluk nasıl kurulmuş, Luke yaşlanana kadar neler yapmış, Kylo’nun ve Rey’in Anakin gibi küçüklükleri filan olsun. Kylo nasıl kötü olmuş detaylarıyla görelim.

“Star Wars: The Rise of Skywalker İncelemesi” adlı yazımızın sonuna geldik. Buraya Tıklayarak başka bir yazımıza göz atabilirsiniz.

Yorum Yap