Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr Hasan Tezer'den yaz dönemi ile ilgili önemli açıklamaları var!

Gazi üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer’in DHA’ya yapmış olduğu açıklamalar oldukça kayda değerdi..
Prof. Dr Tezer, vaka sayılarının azalması ve iyileşen insan sayısının hem de ileri yaşlarda gerçekleşiyor olmasının oldukça anlamlı ve mutluluk verici olduğundan bahsetti. Fakat özellikle de normalleşme açıklamalarının devlet yetkililerince yapılması akabinde yaz aylarının karşı konulmaz güzelliklerine karşılık fazlaca esneme, rehavetine de söz konusu olmuş olduğunu ifade etmiş oldu.Son iki haftanın özelde test sayılarının fazla ve pozitif vakalarının da bir o kadar düşük olması durumun sevindirici olmasının yanında bunun sokaklarda büyük bir rehavete ve sosyal mesafeyi hiçe sayan görünümlerine sahne olduğunun da tehlikesine vurgu yapmış oldu. Bu konuda da Prof. Dr Hasan Tezer, “.. sürekli duyurularımıza, daha dikkat etmemiz gereken dönemlerin olduğunu bildirmemize rağmen sokaklar kalabalık. Sanki yazın okullar tatilmiş, insanlar sokaklara çıkmış. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Bizim sosyal mesafemize dikkat etmemiz, kalabalığa girmememiz gerekiyor. Belki rakamların iyiye gitmesi insanlarda artık bitti algısını oluşturuyor. Bitmedi. Şu anki dönem aslında birinci dönem kadar, belki daha da önemli bir dönem; çünkü yakalamış olduğunuz istikrarı sürdürmeniz gereken dönem. ‘Evde kal Türkiye’ demenin bence en önemli olduğu günlerden biri.” ifadelerini kullanmış oldu.

Prof. Dr Hasan Tezer,Fazla Rehavetin ve Kurallardaki Esnekliğin 2. Hatta 3. Dalgayı Getirme Riskinin Yüksekliğine de Dikkatleri Çekmiş Oldu…

Tezer’e göre normalleşme için daha yolumuz var. Bunun sebebini ise vaka sayılarının ülkemizde daha dört basamaklı olduğu, tam bir normalleşme süreci için ise vaka sayılarının önce 3 basamaklı sonra da 2 basamaklı sayılara düşüm olması gereğini vurguladı. Bunlara ek olarak da Tezer, ” Her şey bu kadar iyi giderken bize düşen kuralları sağlayamazsak 2. dalga kaçınılmaz olur, 3. dalga bile görülebilir, kaldı ki 2. dalganın görüldüğü ülkeler de örnek olarak karşımızda var. Bu neye sebep olur? Motivasyonumuzun kırılmasını, herkesin moralinin bozulmasını, iş yükünün devamını, yeni kuralların, kısıtlamaların alınmasını sağlayabilir. O yüzden birazcık daha dişimizi sıkmamız gerekiyor.” ifadelerini kullanmış oldu.

Sosyolog-Egitimci-Yazar

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: