İŞVERENİN KARISIYLA KAÇIŞ HİKAYESİ: Kişilerin isimleri önemli olmamakla birlikte fındık bahçeleri ile ilgili işletmesinde çalışan olan, otuzlu yaşlardaki kişi ile

Realite Şovlar ve Sahne Oldukları Güncel Travmalarından Kesitler

Gündüz kuşağı programlarıyla özellikle de Kovid-19 sürecinde televizyon karşısında ister istemez geçirdiğimiz zaman aralıkları artmış durumda. O da yetmedi akıl almaz, yaşantıların şaşkınlıklarının sosyal medya üzerinden tekrarlarıyla beyin nöronlarımız ciddi anlamda yanmış durumda.. Enteresan gerçek hikayelerden sizler için 2 tanesini seçmiş durumdayız..

İŞVERENİN KARISIYLA KAÇIŞ HİKAYESİ: Kişilerin isimleri önemli olmamakla birlikte fındık bahçeleri ile ilgili işletmesinde çalışan olan, otuzlu yaşlardaki kişi ile, işvereninin 50li yaşlardaki karısı fındık toplama esnasında içine düştükleri aşkın da etkisiyle kaçarlar (kişilerin beyanıdır). Evli iki yetişkinin kaçışının toplumsal ve hukuki boyutu bir yana Müge Anlı gibi ciddi bir programda adeta terk edilen eşlerin kaçan kişilerce suçlanması gerek Müge Anlı’yı gerekse de asgari ahlaki değerleri olan ekran başındaki seyircileri dumura uğratmış durumda. Ahlaki dejenerasyon ve olayların gidişat aşaması toplumsal olarak evlilik, aile vb konularda ezberleri bozan yaşam deneyimlerinin varlığını acı bir şekilde gözler önüne sunmaktadır. Kaçan kadının beyanı torunlarına bakmak istememesi doğrultusunda iken kaçtığı adamın çocuklarına ise bakacağının sözünün veriyor olması programdaki psikiyatri uzmanını bile şaşkınlığa uğratmada başarılı oluyordu. Hele ki kaçan, kendisini terk eden karısına “Güzelim” diye hitap etmeye devam eden eş adeta sözün bitti yer dedirtiyordu..Stüdyodaki tüm tepkilere rağmen kaçan çiftin erkek tarafının ise denizde suyun  bitmesi durumunda ancak sevgisinin biteceğini ifade etmesi sözlerin kifayetsiz olduğu anları oluşturuyordu.

HİÇ AŞKIN ÜÇLÜ KOMBİNASYONU OLUR MU?

Farkındalık, sosyal sorumluluk ve özellikle kadınlarla ilgili pozitif ayrımcılıkla bir diğer ciddi ve saygı gören programıyla Esra Erol da toplum dejenerasyonundan payına düşeni almış durumda. 10 yıl kadar evli ve üç çocuk sahibi çiftin erkek kahramanı evlilik bağı içerisinde 19 yaşında bir hanımefendiyle gönül ilişkisinin içerisine düşer. Sonra evli çiftin kadın kahramanı sırf çocuklarının başında olsun diye ( kadın kahramanın beyanına göre) eşi ve eşinin sevgilisiyle ayın evde yaşama tercihinde bulunur. Ve ne yazıktır ki 19 yaşındaki hanımefendinin annesi kızından haber alma anlamında ihtiyaç duyup Esra Erol’a başvurmasa büyük ihtimalle bu enteresan ve ne Türk hukuku ne de Türk ahlak değerleriyle bağdaşmayan bu durum devam ediyor olacaktı. Amacımız kimseyi yargılamak değil. Öyle de bir hakkımız yok. Fakat bu ülkede aynı havayı soluyor olmamız (koronalı da olsa😊) ve kamuoyuna da mal olan durum olması sebebiyle elbette reaksiyon geliştiriyoruz. Erkek kahraman ilk geldiğinde 19 yaşındaki hanımefendiden kesinlikle ayrılmayacağını beyan eder fakat bu kısa sürer. Sosyal baskı nedeniyle eşiyle anlaşma yoluna gider. Kadın da kabul eder fakat erkek kahraman sıklıkla fikir değiştirir. Derken 19 yaşındaki hanımefendi temiz Anadolu kadını annesinin gerek üzerine fırlattığı terliğin etkisiyle gerekse de erkek kahramanın tutarsızlığıyla bu üçlü kombinasyondan vazgeçer ( en azından son ifadeleri bu doğrultuda gerçekleşir). Son nokta ise aldatılan eşin, aldatan eşin çocuklarını yakmakla tehdit etmesine rağmen barışması ve bunun gizli çekilen bir video ile çıkması sonucu Esra Erol ve izleyicilerinin tahammül sınırları ciddi anlamda aşılmış oluyordu..

SON CÜMLELER..

Bu iki örnekten çıkartılan ise bir kadının öncelikle bir diğerinin en büyük düşmanı olduğu tespitidir ki bu erkeğin yaptığının azımsanacak tarafı olduğunu göstermez. Evlilik, aile kurumu, ahlaki değerler oldukça farklı bir boyut kazanmış durumda. Dikkat edilmesi gereken ve unutulmaması gereken bir diğer nokta da bütün bunların dışında sadakatleri sonsuz ve evlatlarına adanmış pek çok aile de halen Anadolu toraklarında varlıklarını devam ettirmekte. Ama onların reyting değeri yok kuşkusuz..O ailelere selam olsun reytingler onlara kurban olsun..

Yorum Yap