AKP Genel Başkan Yardımcısı: Sorunların temelinde yalnız yaşayanlar yatıyor

Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu Başkanı “evlilik dışı sapkın, yasadışı ilişkilerin geleneksel ailenin yerini aldığını” savunuyor.

İktidar Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Devlet Memurları Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi tarafından bugün (14 Ağustos) ortaklaşa düzenlenen Aile Kongresi’nde konuştu.

Aileyi “kök hücre” olarak nitelendiren Kurtulmuş, “aile güçlü tutularak sosyal hastalıkların iyileştirilebileceğini” savundu.

“Aileyi güçlü tutabilirsek, aileyi, kök hücreyi güçlü tutabilir, koruyabilir ve iyileştirebilirsek, diğer sosyal hastalıkları da iyileştirebilir ve bu ölümlü toplumda onu yaşatabiliriz” dedi.

Bu “kök hücre” metaforuna ek olarak, “Türkiye’deki aile yapısına zarar vermeye yönelik uğursuz ideolojik ve sapkın davranışlara rağmen, sistematik olarak çalışan bazı çevrelerin küresel faaliyetlerine rağmen, Türkiye toplumunun kök hücresi güçlüdür” dedi.

‘Marjinal fikirlere karşı olacağız’

Kurtulmuş konuşmasında yalnız yaşayanları da eleştirdi. Kurtulmuş, “Aşırı bireyciliğin neden olduğu ve eş zamanlı olarak ideolojilere dönüşen aşırı hazcı hareketlere” atıfta bulunarak, bu hareketlerin “ailenin köküne dinamit koyduğunu” savundu.

AKP’li Numan Kurtulmuş’a göre, “Bugün aile ile ilgili yaşadıkları sorunların en önemli kaynaklarından biri, tecrit edilmiş bireyin evliliği gereksiz bulduğu ve yalnız yaşadığı bir anlayışın gelişmesidir.”

Kurtulmuş, “Bize ait olmayan ve aileyi havaya uçuracak marjinal, olağanüstü fikir ve ideolojilere dikkat edeceğiz.” Diyen Kurtulmuş, “Bütün bunlara karşı her zaman tetikte olacaklar ve önlemek için tetikte olacaklar. mahsuller ve nesiller bununla yok ediliyor. ”

‘Kadınları erkekleri rakip yapan hasta zihniyet’

Numan Kurtulmuş, ailenin geleceğin garantisi olduğunu da belirterek, “Ailenin zarar görmemesi, yıpranmaması, aile üzerinden spekülasyon yapılmaması ve insanların aileye alternatifler için yeni arayışlara dalmaması gerektiğini” kaydetti.

Devlet tarafından işletilen Anadolu Ajansı (AA) tarafından bildirildiği üzere, şunları söyledi:

“Kadın ve erkeklerin aile içinde rakip, düşman veya düşman olmadıkları bir geleneğe sahip bir milletiz. Kadın ve erkek, rakip, düşman veya cinsiyet rolleri arasındaki farklılıkları tartışan bireyler olarak bir araya gelmemiş iki değerli Allah varlıklarıdır. ama birbirini tamamlamak, sevgi ve şefkat yaratmak için bir araya geldiler. ”

“Kadının erkeklerden, erkeklerin kadından üstün olmadığını” kaydeden Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bazı insanlar yaratılışları veya insani nitelikleri nedeniyle kadın veya erkeklerin üstünlüğünden veya ayrıcalığından bahsediyorlarsa, bunun yanlış olduğunu söylemek isterim. Kadınları ve erkekleri düşman ve rakip yapan zihniyet hasta bir zihniyettir. İhtiyacımız var. tüm bunlara göz kulak olmak ve ailemizi korumak. ”

“Kadına yönelik şiddetin Türk toplumunun bir niteliği olarak gösterilmesini şiddetle kınadığımı belirtmek isterim. Kadına yönelik şiddet insanlığa karşı bir suçtur.”

‘Aile İstanbul Sözleşmesi’nde suç mahalli’

Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın da şunları söyledi:

Örneğin, ailenin temel unsuru olan evlilik sözleşmesi önemsizleştiriliyor. Sapkın ilişkiler ve evlilik dışı ilişkilerle yaratılan yasadışı yapılar, ‘yeni aile biçimleri’ olarak geleneksel ailenin yerini alıyor.

“Buna ek olarak, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun dilinde, aileye sanki kadınların ezildiği bir ‘suç mahalli’ gibi olumsuz çağrışımlarla hitap edilmektedir. ”

Yalçın, “… sosyal, dinsel ve kültürel yapımızdan kopuk fikirleri olan düzenlemelerle aileyi koruyamayacağımızın nihayet anlaşılması gerekiyor. Bu noktada olaylara ve olgulara bütünsel bir noktadan yaklaşmamız gerekiyor.

Yorum Yap